25 Ekim 2009 Pazar

küçük ay büyük dünyaya küserse


Şimdiye kadar duymadığı bir gürültüyle oğlen uykusundan uyanmış o gün ay çocuk. evet evet yanlış duymadınız. Küçük bir çocukmuş aslında ay. Hep "ay dede" diye bilinmesinin nedeni, dünyadan bakıldığında yıldızlardan daha büyük görünmesiymiş.

Çokda sevimli bir çocukmuş. Neşeliymiş,şakacıymış, dünyayı çok sever hep çevresinde döner dururmuş. Bazen çok yakınına gelip denizlerden su içmeye çalışırmış Ama ne yaparsa yapsin dünyaya çok yaklaşamaz , o zamanda denizlere, göllere
"ben gelemiyorum siz gelin" diye seslenirmiş. Denizlerde küçük ayın bu çağrısını cevapsız bırakmaz biraz yükselmeye çalışırlarmış. Sadece denizlerle değil dünyada yaşayan insanlarla da çok iyi anlaşırmış çocuk ay.Gündüzleri uyuyup geceleri parıl parıl parlarmış, insanlarda onun ışığında yollarını daha kolay bulurlarmış.
Kısaca küçük Ay, büyük Dünyayı severmiş, büyük dünya da küçük ayı severmiş.. severmiş sevmesine de bu gürültü de neymiş..
Küçük ay önce önce uyku mamurluğuyla tam anlayamamış olan biteni.. Olayın aniliği acısını gölgelediğinden dünyada kötü birşeyler oldu sanmış.. Sık sık böyle sesler gelirmiş dünyadan çünkü.. Ay kendini bildi bileli, dünyada bir yerde patlama sesi kesilse başka bir yerde başlarmış. Yine ne oldu diye dünyaya doğru baktığında bir de ne görsün...
Tozlar ve dumanlar dünyadan değil kendinden tam da kalbinin olduğu yerden etrafa saçılıyormuş. Tozlar baktığı yeri görmesini zorlaştırırken, kalbindeki acı, olayı anlamasını sağlıyormuş ama neden olduğunu bir türlü kavrayamıyormuş. Neden?diye soruyormuş kendine. Herzamanki gibi hem kendi ekseni etrafında hemde dünyanın etrafında dönmüş bu ay, küçük ay.. ve her zamanki gibi 29.5 günde tamamlamış görevini. Ne bir gün eksik ne bir gün fazla.. Işığını da eksik etmemiş isteyenlerden. Peki neden ? Neden? ....
Sorusu cevapsız kalmış ve küçük ay büyük dünyaya kırılmış ve kırılan kalbinin parçaları ay tozu olarak etrafa saçılmış. Akşam olup hava kararınca normalde dünyadan pırıl pırıl görünen küçük ay o akşam bir sisin arkasında kalmış. Işığı dünyaya ulaşmayınca, etrafı bir zifiri karanlık sarmış, İnsanlar karanlıkta yollarını şaşırmış.Denizler küçük ayı bulmak için kabarmış. Heryer tepeden tırnağa ıslanmış.
Gece karanlık ve uzun, küçük ay kırgın ve yaralı, koca dünya pişman mı pişmanmış. Neyseki pişmanlık, özür dilemenin çok yakın bir arkadaşıymış. Özür dilemek ise en hızlı iyleştiren ilaçmış. Dünya, kocaman bir özür dilemiş küçük aydan. Küçük ay da daha tozları yere inmeden affedivermiş dünyayı. Birde söz vermiş dünya küçük aya ve utanarak eklemiş kırmak, üzmek yok seni birdaha.